Yaşlılarda Düşme Riski ve Düşmelerin Önlenmesi

Yaşlılık döneminde düşme riski oldukça yüksektir ve bu düşmeler ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle, yaşlı bireylerde düşmeleri önlemek önemlidir. Ev içinde düzenlemeler yaparak yürüme yollarını açık tutmak, kaymaz zeminler kullanmak, el tutamakları ve korkuluklar gibi destekleyici öğeler eklemek düşmeleri önlemede yardımcı olabilir. Ayrıca, yaşlı bireylerin fiziksel aktivitelerini arttırmak, denge ve kas gücünü geliştirmek gibi egzersizlerle de düşme riski azaltılabilir. Bu önlemlerle yaşlı bireylerin güvenliği ve sağlığı korunabilir.

Düşmenin Önemi Nedir?

Düşme, tıbbi bir terim olarak, kişinin herhangi bir şiddetli dış etken veya bilinç kaybı olmadan meydana gelen düşmeleri ifade eder. Her yaşta insan düşebilir, ancak en sık düşenler genellikle küçük çocuklardır. Çocuklar ve gençler genellikle ciddi sorunlarla karşılaşmadan düşebilirler. Ancak yaşlılarda düşme riski artar ve düşmeler yaralanma, kırık, travmatik beyin hasarı ve hatta ölüme yol açabilir. Kalça kırığı olan yaşlıların dörtte biri sonraki 6 ay içinde ölmektedir. 65 yaş üzeri bireylerde düşme önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Herhangi bir yaralanma olmasa bile yaşlılarda tekrarlayan düşmeler, “düşme korkusu” olarak adlandırılan bir anksiyete sendromunun gelişmesine ve buna bağlı olarak hareketlilik ve yaşam kalitesinin azalması, depresyon gibi sorunlara yol açabilir. Düşme korkusu nedeniyle aktivitesi azalan kişilerde kas erimesi oluşabilir ve tekrar düşme riski artar.

Yaşlılarda Düşme Riskini Azaltma Yolları

Özellikle 70 yaşın üzerinde olan kişilerin düşme konusunda düzenli olarak doktor tarafından sorgulanması önerilir. Son bir yılda 2 veya daha fazla düşme yaşanmışsa, bu “tekrarlayan düşme” olarak kabul edilir ve kişinin düşme riskine yönelik daha kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu değerlendirme sırasında kas gücü, denge ve yürüme becerileri incelenecek ve düşme risk faktörleri sorgulanacaktır.

Düşme Riskine Yol Açan Etkenler

  • İleri yaş başlı başına bir risk faktörüdür.
  • Kadınlarda düşme riski erkeklere göre daha yüksektir. Ancak erkeklerde düşmenin ölümcül sonuçlara yol açma riski daha fazladır.
  • Daha önce düşme yaşamış kişilerin tekrar düşme riski daha yüksektir.
  • Bunama (demans)
  • Görme ve işitme sorunları
  • Denge sorunları
  • Sedanter yaşam tarzı
  • Sosyal izolasyon
  • Kas kütlesinde azalma (sarkopeni)
  • D vitamini eksikliği
  • Parkinson hastalığı, inme gibi nörolojik hastalıklar
  • Hipertansiyon, KOAH, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıklar
  • Kalça, ayak bileği gibi eklemleri etkileyen dejeneratif eklem hastalıkları
  • Baş dönmesi veya uykusuzluk gibi yan etkileri olan ilaç kullanımı
  • Alkol kullanımı
  • Ev ve çevrenin düzenli olmaması

Düşmenin Önlenmesi

  • D vitamini eksikliği kas zayıflığına ve düşme riskinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle eksiklik durumunda takviye alınması önerilir.
  • Kişinin tedavi edilebilir bir göz problemi olan katarakt gibi sorunları varsa mutlaka tedavi edilir.
  • Ev daha iyi aydınlatılır, potansiyel takılma noktaları olan eşikler, halı kenarları ve kaygan zeminler için önlemler alınır. Yüksek oturaklı tuvalet önerilir. Tuvalet ve banyoda tutunma sağlayacak barlar eklenerek yaşlılarda düşme riski azaltılır.
  • Fiziksel aktivite son derece önemlidir. Kas güçlendirme ve denge egzersizleri, Tai chi gibi egzersizler düşmeyi önlemeye yardımcı olur.
  • Eklemleri etkileyen kemik erimesi veya iltihaplı romatizma gibi sorunları olan kişilere uygun tabanlık ve ayakkabılar önerilir.
  • Baston, yürüteç veya rollator gibi yürüme yardımcı araçlar dengeyi korumaya yardımcı olur.
  • Bazı nörolojik ve psikiyatrik ilaçlar yaşlılarda düşme riskine neden olabilir. Kişinin kullandığı ilaçlar gözden geçirilir ve mümkünse daha az yan etkili ilaçlarla değiştirilir.

Kırıkların Önlenmesi

Yaşlılar için düşmenin en korkutucu sonuçlarından biri kalça kırıklarıdır. Kalça kırıklarının %95’i düşme sonucu meydana gelir. Bu durumun nedeni kemik erimesidir (osteoporoz). Kemik erimesi olan kişilerde küçük darbeler ve hafif güçler bile kırıklara neden olabilir. Kemik erimesinin varlığı kemik dansitometri filmi (DXA) ile belirlenebilir. DXA taraması, 65 yaşın üzerindeki kadınlara herhangi bir şikayet olmasa bile yapılmalıdır. Ek risk faktörlerine sahip kişilerde daha genç yaşlarda da ölçüm gerekebilir. Kemik erimesi erkeklerde de ileri yaşlarda görülebilir. Kemik erimesi varsa uygun tedavi yöntemleri uygulanarak kırık riski azaltılabilir.

Kaynaklar:

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir