Subdural Hematom – Beyin Kanamaları

Subdural hematom, beyin dokusu ve dura arasında oluşan bir kanamadır. Genellikle travmatik beyin yaralanmaları sonucunda meydana gelir. Bu durumun belirtileri arasında baş ağrısı, bulantı, kusma, hafıza kaybı ve bilinç kaybı yer alır. Subdural hematom vakalarında erken tanı ve tedavi hayati öneme sahiptir. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Subdural hematoma, beynin iç ve dış zarları arasında oluşan bir beyin kanamasıdır. Genellikle ciddi bir kafa travması sonucunda meydana gelir. Kanama, beyini çevreleyen doku tabakaları arasında, en dıştaki tabaka (dura) ile alttaki tabaka (araknoid) arasında gerçekleşir. Subdural hematomda, kanama beyin dokusunda değil, beyin zarları ve kafatasının altında meydana gelir. Bu kanama sonucunda, kan birikmeye başlar ve beyin dokuları baskı altına alınır. Baskı altındaki beyin dokuları hasar görür ve kişide beyin hasarına bağlı belirtiler ortaya çıkar. Kafatası içindeki basınç çok yüksekse, bilinç kaybı ve ölüm gibi durumlara yol açabilir.

Subdural hematomun belirtileri, kanamanın büyüklüğüne, hızına, kişinin yaşı ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu belirtiler arasında baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı, davranış değişiklikleri, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, uyuşma, kas güçsüzlüğü, felç ve nöbet geçirme yer alabilir.

Subdural hematomun belirtileri, kanamanın hızına bağlıdır. Bu durumda 3 farklı durum söz konusu olabilir. Şiddetli bir kafa travması sonucunda ani bir şekilde subdural hematom oluşabilir ve kişi bayılabilir, komaya girebilir veya hayatını kaybedebilir. Daha yavaş bir kanama hızında, kişi kafa travmasından sonra günlerce normal görünebilir ancak zamanla kafa karışıklığı ve diğer belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Çok yavaş bir kanama durumunda ise, kafa travmasından sonra 2 haftadan daha uzun süre belirgin bir şikayet görülmeyebilir.

Subdural kanama genellikle düşme, trafik kazası veya saldırı gibi kafa travmaları sonucunda meydana gelir. Kafaya gelen şiddetli darbeler, beyin kan damarlarında aniden kanamalara neden olabilir. Kanama bozukluğu olan kişilerde ve kan sulandırıcı kullananlarda subdural hematom riski daha yüksektir. Normalde düşük şiddetteki kafa travmaları bu kişilerde subdural hematoma neden olabilir. Kronik subdural hematomda ise, beyin dış yüzeyindeki küçük damarlar yırtılarak kanamaya neden olabilir. Bu durumda herhangi bir şikayet oluşmayabilir ve yaşlı insanlar kronik subdural hematom için daha yüksek risk altındadır.

Subdural hematomun teşhisi genellikle bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile konulur. Bu görüntüleme yöntemleri sayesinde travma sonucu oluşan subdural hematom tespit edilebilir. MRG, BT’den biraz daha üstündür ancak BT daha hızlı ve kolay elde edilebilir. Nadiren anjiyografi kullanılarak da subdural hematom tanısı konulabilir.

Tedavi yöntemi, kanamanın ciddiyetine bağlıdır. Hafif belirtilerin olduğu küçük kanamalarda, hastalar yalnızca gözlem altında tutulabilir. Kanamanın kendiliğinden iyileşip iyileşmediği görüntüleme testleriyle takip edilir. Daha ciddi veya tehlikeli kanamalarda, beyin dokusundaki baskıyı azaltmak için ameliyat gerekebilir. Ameliyat için farklı teknikler kullanılabilir, kanama bölgesine açılan bir delikten kan dışarı çekilir veya kafatasının bir bölümü çıkarılabilir. Subdural hematom sonrasında, beyin hasarına bağlı işlev kaybı veya felç varsa, fizik tedavi ve rehabilitasyon süreci uygulanır.

Kaynak: my.clevelandclinic.org

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir